PiBlog http://blog.polatiyem.com Ne yazacağına karar veremeyen adamın blogu Tue, 22 Dec 2015 08:21:57 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.0 Wp-Admin / Wp-Login.php Sayfası Açılmama Problemi Çözümü http://blog.polatiyem.com/wp-admin-wp-login-php-sayfasi-acilmama-problemi-cozumu/ http://blog.polatiyem.com/wp-admin-wp-login-php-sayfasi-acilmama-problemi-cozumu/#comments Tue, 22 Dec 2015 08:19:08 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=489 Merhaba arkadaşlar, geçen gün rastladığım bir problemin çözümünü kısaca anlatmak istiyorum. İlk başta farkedememiştim. Bir sürü şey denedim fakat çok küçük bir noktayı gözden kaçırmışım. Halbuki error_log dosyasını okurken daha dikkatli okusaydım koskocaman yazan “Permission denied…” yazısını görürdüm sanırım…

Eğer wordpress ile kurulmuş web sayfanızın Wp-Admin ya da direkt olarak wp-login.php dosyasına ulaşırken “500, sunucu hatası” alıyorsanız,

Eğer web sayfanız açılıyor ama dashboard’a ulaşamıyorsanız,

Eğer ftpde kök dizindeki error_log dosyanızda:

Warning: Unknown: failed to open stream: Permission denied in Unknown on line 0

Fatal error: Unknown: Failed opening required ‘/home/siteadı/public_html/wp-login.php’ (include_path=’.:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php’) in Unknown on line 0

satırını gördüyseniz yapmanız gereken tek şey wp-login.php dosyanızın dosya izinlerini değiştirmek.

 

  1. Kök dizine girip wp-login.php dosyasının izin sayısal verisini 644 olarak ayarların (chmod 644) Sorununuz çözülecektir.

a. Eğer dosyasınızın izinlerini değiştirirken hata alıyor ve dosya izinlerini değiştiremiyorsanız dosya ismini değiştirip deneyiniz.

b. Eğer dosyanızın ismini değiştirmenize rağmen izinleri veremiyorsanız, wordpress’in kendi web sayfasından indirdiğiniz bir wordpress klasörünün içinden temiz bir wp-login.php dosyasını direkt olarak kök dizine atın, var olan önceki dosyanın üzerine yazın. İzinleri tekrar kontrol edip 644 olduğundan emin olun.

c. Yukarıdaki  hiç bir işlem işe yaramadı ise wp-login.php dosyasını silin. Wordrpress’in sitesinden indirdiğiniz yeni dosyayı dizine atın.

 

Yukarıdaki a,b ve c maddelerini birer birer yaşadım. İnternette pek yer almayan bu problemin çözümü umarım işinize yaramıştır. Problemleriniz bu maddelere rağmen çözülmedi ise yorum bölümünden probleminizi bana bildirin, en geç 48 saat içerisinde dönüş yaparım.

]]>
http://blog.polatiyem.com/wp-admin-wp-login-php-sayfasi-acilmama-problemi-cozumu/feed/ 15
Contact Form 7 Mesaj Gönderme Sorunu http://blog.polatiyem.com/contact-form-7-mesaj-gonderme-sorunu/ http://blog.polatiyem.com/contact-form-7-mesaj-gonderme-sorunu/#comments Sun, 14 Jun 2015 11:13:39 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=477 Merhaba arkadaşlar, bugün WordPress aracılığı ile sıkça kullanılan Contact Form 7 – İletişim Formu 7 olarakta bilinir – adlı eklentinin Türkiye’deki port değişikliği ve host firmalarının php mail() fonksyonundaki değişikliklere gidişinden kaynaklı bir problemin çözümünü anlatacağım.

 

İletiniz gönderilemedi. Lütfen daha sonra tekrar deneyin ya da yönetici ile farklı bir şekilde iletişime geçin.

Şeklinde aldığınız hatanın çözümüyle ilgilidir.

Bu sorun php mail() fonksyonunu kullanmayı bırakan (güvenlik amacıyla) host firmalarında barındırdığınız web sayfalarında meydana gelir. Bu fonksyonu bırakan host firmalarının kullandığı yeni yol ise SMTP dir. SMTP bir mail gönderme protokolüdür. Oldukça sık kullanılır. Peki Contact Form 7 eklentisi ile ilgili durumu nedir? Hemen ayrıntılara geçelim…

 

Öncelikle eğer contact form 7 kullanıyorsanız sadece bu eklentiyi değil WP-Mail-SMTP adlı eklentiyide kullanmanız gerekiyor. Bu eklentiye bu linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. https://wordpress.org/plugins/wp-mail-smtp/

Eklenti adresi değişikliğe uğradıysa Callum McDonald adlı yazarın eklentisini bulmanız ve kullanmanız gerekiyor.

Peki eklenti kurulduktan sonra Contact Form 7 problemi çözülüyor mu?

– Tabiki hayır, eklenti sonrasında bazı ayarları yapmanız gerekiyor. Bu ayarlar host firmanızın oluşturduğu smtp ayarlarıyla aynı olmalı. Eklentiyi kurdunuz diyelim. Eklentinin ayarlar bölümüne gelip boşlukları doldurmalısınız. En üstte yer alan “From Email” bölümü iletişim formundan size gelen maillerin nereden gelmesi gerektiği ile ilgili bölümdür. Hemen altında bulunan “From Name” ise hangi başlıkla gönderileceği ile ilgili.

– 2. Bölümde bulunan Mailler bölümü ise bizim asıl problemimizin kaynağıdır. O yüzden seçenekler arasında “Send all WordPress emails via SMTP.” olan radio butonunu işaretlemeniz gerekiyor.

– Return Path bölümünü boş bırakabilirsiniz.

– Gelelim SMTP Options bölümüne. Bu bölüm sizin host firmanızın oluşturduğu SMTP protokolleri ile doldurulmalı.

Host firmanız SSL/TLS ayarları kullanıyordur, çünkü 2015 yılındayız, çünkü insanlar uzaya çıkıyor arkadaşlar güvenli olmayan bağlantı kullanan host firmasını döverler. O yüzden siz direkt aşağıdaki protokolü kullanın.

SMTP Host: localhost
SMTP Port: 465 ya da 587
Encryption: Use SSL encryption.
Authentication: Yes: Use SMTP authentication.
Username: mail@domaininiz.com
Password: Mail şifreniz

– Değişikleri kaydedip formunuzu deneyebilirsiniz. Eklenti ayarlarında hemen aşağıda bulunan kısımdan dilerseniz deneme maili gönderebilirsiniz.

Probleminiz devam ediyorsa aşağıdaki yorum bölümünden yardım isteyebilirsiniz.

 

 

 

]]>
http://blog.polatiyem.com/contact-form-7-mesaj-gonderme-sorunu/feed/ 7
XAMPP İçerisinde “cURL” Aktif Etmek http://blog.polatiyem.com/xampp-icerisinde-curl-aktif-etmek/ http://blog.polatiyem.com/xampp-icerisinde-curl-aktif-etmek/#respond Mon, 01 Apr 2013 21:54:45 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=321 Çoğu arkadaşımız önce local sunucusunda çalışır, daha sonra web sayfasını online hale getirir. Bu localhost yani 127.0.0.1 ç0ğu insan için ev gibidir. Windows üzerinde windowsun tek başına yorumlayamadığı kodlardan oluşan (php gibi) bir web sayfası geliştirmek istiyorsanız kullanacağınız belli başlı programlar var. Bunlar, easyphp, Wamp, XAMPP gibi programlardır. Bunlar arasında en ünlülerin Wamp ve XAMPP. Benim şahsi tercihim XAMPP. Sizede aynı şekilde tavsiye ederim. (indirmek için: http://www.apachefriends.org/en/xampp.html adresini ziyaret edin ve platformunuza uygun olanı indirin. Linux, Windows ve diğerleri için seçenekler mevcut. Windows için direkt link: http://goo.gl/khIA2)

 

XAMPP üzerine bir opencart kurmak istediğim zaman opencartın isteklerinden biri ‘cURL’ aktifleştirmesiydi.

XAMPP üzerinde cURL aktifleştirmek için aşağıdaki adımları takip edin.

– XAMPP’ı kurduğunuz dizine gidin (default hali: c:/xampp)

– PHP klasörüne girin.

– “php.ini” dosyasını bulun ve herhangi bir editörde açın. Eğer editör kullanmıyorsanuz bir not defterinin içerisine sürükleyip bırakın.

– 952. satırda “;extension=php_curl.dll” yazsını göreceksiniz. Eğer satır sayılarını göremiyorsanız CTRL+F fonksyonunu kullanarak “extension=php_curl.dll” aratın.

extension=php_bz2.dll
;extension=php_curl.dll
;extension=php_dba.dll
extension=php_mbstring.dll
extension=php_exif.dll
;extension=php_fileinfo.dll
extension=php_gd2.dll
extension=php_gettext.dll

– “;extension=php_curl.dll” satırının başında bulunan noktalı virgül (;) ü kaldırın.

– php.ini dosyasını kaydedin ve XAMPP ı yeniden başlatın. Artık cURL aktiftir.

Herhangi bir sorun yaşayacak olursanız yazı altına yorum yazarak sorununuzu anlatabilirsiniz. En kısa zamanda geri dönüş yapacağım.

]]>
http://blog.polatiyem.com/xampp-icerisinde-curl-aktif-etmek/feed/ 0
WordPress Güncelleme Sırasında Takılma Sorunu Çözümü http://blog.polatiyem.com/wordpress-guncelleme-sirasinda-takilma-sorunu-cozumu/ http://blog.polatiyem.com/wordpress-guncelleme-sirasinda-takilma-sorunu-cozumu/#respond Tue, 11 Dec 2012 23:52:30 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=294 Birkaç duyumdan sonra kısaca bahsetmek istediğim bir konu. Yeni yayınlanan 3.5 TR sürümünde tahminimce sunucu kaynaklı (çünkü sorun yaşadığım web sayfasının dışında diğer sunucularda bulunan web sayfalarımın hiç birinde böyle bir şey yaşamadım) güncelleme sorunu oldu. Güncellemeye geçerken wordpress paketi açtıktan sonra yüklemeye geçerken işlemler duruyor ve web sayfanız bakım modunda kalıyor. Aslında güncelleme dosyaları yüklenmiş oluyor fakat veritabanı güncellenmemiş oluyor.

wordpress-3-5

Fazla uzatmadan çözüme geçeyim.

– Takılma yaşadıktan sonra web sayfanızı açmaya çalıştığınızda wordpress’in bakım modu uyarısını almıyorsanız bu yöntemi uygulayamazsınız.

– Web sayfanızın ana dizinine gidin (public_html ya da httpdocs)

– Adı .maintenance (nokta dahil) olan dosyayı silin.

– Web sayfanızı tekrar açmaya çalışın, sayfa açılacaktır.

– Yönetim panelinize girin. Karşınıza veritabanı güncel değil uyarısı çıkacaktır. “Veritabanını Güncelle” butonuna tıklayın. Güncelleme bittikten sonra “Güncelleme Tamamlandı” bildirimini aldıysanız “Devam” butonuna basın. Veritabanınız artık güncel.

Eğer sorun yaşamaya devam ederseniz bu yazının altına yorum yazarak sorunuzu açıklamaya çalışın. En kısa zamanda geridönüş yapacağım.

]]>
http://blog.polatiyem.com/wordpress-guncelleme-sirasinda-takilma-sorunu-cozumu/feed/ 0
Google Algoritma Değişim Çizelgesi, Algoritma Sıralaması http://blog.polatiyem.com/google-algoritma-degisim-cizelgesi-algoritma-siralamasi/ http://blog.polatiyem.com/google-algoritma-degisim-cizelgesi-algoritma-siralamasi/#comments Tue, 12 Jun 2012 22:16:18 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=289 Merhaba, Bugün tüm SEO uğraşı veren arkadaşların bilmesi gereken, takip etmesi gereken bir konudan bahsetmek istiyorum. Google’ın algoritma değişim çizelgesinden. Biliyorsunuz, google çeşitli algoritmalar sunarak kullanıcıların aradıkları şeylere daha rahat ulaşmaları için uğraşmakta, fakat bu SEO ile uğraşan insanlar için bazı zorluklar doğuruyor. Bazıları neredeyse güncelleme niteliğinde, bazıları bir öncekinden hatta 2, 3 öncekinden çok farklı değil. Yani her zaman zorlanıyor değiliz. Öncelikle bugün ne kullanıldığını söyleyelim: en güncel algoritma 8 Haziranda yayınlanan. Panda 3.7 Algoritmasıdır.

 

Google 2000 yılından beri yeni algoritmalar geliştiriyor. Bunlardan birkaçından bahsedelim, bazılarını direkt olarak geçeceğim. 2000 ile 2012 arasındaki tüm algoritmalardan bahsedecek olursam klavye başında ölebilirim.

 

1- Aralık 2000, Google Toolbar. TBPR yani Toolbar Pagerank teriminin doğduru zamana denk gelir.

2- Eylül 2002, Bu dönemde Google Dance ve PageRank daha çok göze çarpıyor.

3- Kasım 2003, Florida. Bu dönemin en can alıcı noktası çok sayıda SEO taktiğinin çöpe atıldığı gerçeği.

4- Ağustos 2004, Google IPO.

5- Aralık 2005, Big Daddy. Aslında bir değişiklik değil bir Kafein’e benzer bir güncelleme diyebiliriz. Canonical URL yapılarının şekillendiği tarih bu tarihtir.

6- Aralık 2006, False Alarm.

7- Haziran 2007, Buffy.

8- Ağustos 2008, Google Suggest. Bu dönem, çoğu arkadaşınızın sizi telefonla arayıp “abi, googleda yaptığım aramaları nasıl silcem? mesela “a” harfine basınca tüm aradıklarım çıkıyor, valla silmem lazım çok önemli !” şeklinde söylemlerinin bol olduğu dönemdir.

Google Suggest

 

9- Aralık 2009, Real-time Search. Bu dönemde “indexleme hızı”nın en çok önem kazandığı dönemdir kanımca. Çünkü yeni indexlenmeler, güncel akışlar, google news vs. gibi aktif platformların önem kazandığı döneme denk gelir.

10- Aralık 2012, Social Signals.

11- Aralık 2011, December-10 Pack. 

12- Haziran 2012, Panda 3.7 Şu an kullandığımız 3.5 ve 3.6 üzerine gelen algoritmadır. Sıralama dalgalanmalarının 3.5 ve 3.6 ya göre oldukça yüksek olduğu gözlemlenmiş.

 

Tüm algoritmaların sıralaması ise aşağıdaki gibidir.

Google Toolbar — Aralık 2000

1st Documented Update — Eylül 2002

Boston — Şubat 2003

Cassandra — Nisan 2003

Dominic — Mayıs 2003

Esmerelda — Haziran 2003

Fritz — Temmuz 2003

Supplemental Index — Eylül 2003

Florida — Kasım 2003

Austin — Ocak 2004

Brandy — Şubat 2004

Google IPO — Ağustos 2004

Nofollow — Ocak 2005

Allegra — Şubat 2005

Bourbon — Mayıs 2005

XML Sitemaps — Haziran 2005

Personalized Search — Haziran 2005

Gilligan — Eylül 2005

Google Local/Maps — Ekim 2005

Jagger — Ekim 2005

Big Daddy — Aralık 2005

Supplemental Update — Kasım 2006

False Alarm — Aralık 2006

Universal Search — Mayıs 2007

Buffy — Haziran 2007

Dewey — Nisan 2008

Google Suggest — Ağustos 2008

Vince — Şubat 2009

Rel-canonical Tag — Şubat 2009

Caffeine (Preview) — Ağustos 2009

Real-time Search — Aralık 2009

Google Places — Nisan 2010

May Day — Mayıs 2010

Caffeine (Rollout) — Haziran 2010

Brand Update — Ağustos 2010

Google Instant — Eylül 2010

Instant Previews — Kasım 2010

Negative Reviews — Aralık 2010

Social Signals — Aralık 2010

Overstock.com Penalty — Ocak 2011

Attribution Update — Ocak 28, 2011

Panda/Farmer — Şubat 23, 2011

The +1 Button — Mart 30, 2011

Panda 2.0 — Nisan 11, 2011

Panda 2.1 — Mayıs 9, 2011

Schema.org — Haziran 2, 2011

Panda 2.2 — Haziran 21, 2011

Google+ — Haziran 28, 2011

Panda 2.3 — Temmuz 23, 2011

Panda Goes Global (2.4) — Ağustos 12, 2011

Expanded Sitelinks — Ağustos 16, 2011

Pagination Elements — Eylül 15, 2011

516 Algo Updates — Eylül 21, 2011

Panda 2.5 — Eylül 28, 2011

Panda “Flux” — Ekim 5, 2011

Query Encryption — Ekim 18, 2011

Freshness Update — Kasım 3, 2011

10-Pack of Updates — Kasım 14, 2011

Panda 3.1 — Kasım 18, 2011

December 10-Pack — Aralık 1, 2011

January 30-Pack — Ocak 5, 2012

Search + Your World — Ocak 10, 2012

Panda 3.2 — Ocak 18, 2012

Ads Above The Fold — Ocak 19, 2012

February 17-Pack — Şubat 3, 2012

Venice — Şubat 27, 2012

February 40-Pack (2) — Şubat 27, 2012

Panda 3.3 — Şubat 27, 2012

Search Quality Video — Mart 12, 2012

Panda 3.4 — Mart 23, 2012

March 50-Pack — Nisan 3, 2012

Parked Domain Bug — Nisan 16, 2012

Panda 3.5 — Nisan 19, 2012

Penguin — Nisan 24, 2012

Panda 3.6 — Nisan 27, 2012

April 52-Pack — Mayıs 4, 2012

Knowledge Graph — Mayıs 16, 2012

Penguin 1.1 — Mayıs 25, 2012

May 39-Pack — Haziran 7, 2012

Panda 3.7 — Haziran 8, 2012

 

Bu liste uzamaya devam edecek, çünkü Google kullanıcılarının daha iyi bir arama sağlığına kavuşması için gün geçtikçe daha çok gelişiyor. Google Search Quality ekibinin zorluklarla savaştığının farkındayız. SEO bilinen 200 tekniğin çok üstündedir diye düşünüyorum, çünkü her değişen algoritma ile yeni bir teknik uygulama ihtiyacı duyuyoruz. Kullanıcılar için rahat olabilir fakat Seo ile ilgilenenler ya da webmaster’lar için zor olduğu kesin.

Not: Bu çizelgeyi oluşturmak için SEOmoz’dan bol bol yararlanılmıştır.

]]>
http://blog.polatiyem.com/google-algoritma-degisim-cizelgesi-algoritma-siralamasi/feed/ 1
Özgün İçeriğin SEO Üzerine Etkisi http://blog.polatiyem.com/ozgun-icerigin-seo-uzerine-etkisi/ http://blog.polatiyem.com/ozgun-icerigin-seo-uzerine-etkisi/#comments Sat, 05 May 2012 14:26:04 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=276 Çoğu yerli forumda veya blogta rastlayacağınız gibi yabancı forumlarda da özgün içeriğin SEO ya olan etkisini görmüşsünüzdür. Hatta çoğu yabancı forumda “content is king” ibaresine rastlamışsınızdır. %100 doğru olduğuna emin olabilirsiniz. SEO kopya yazıları sevmez. SEO kopya resimleri bile sevmez. Yapacağınız en büyük hata “Kopyala – Yapıştır” olacaktır.

arama motoru optimizasyonu

Resimi büyütmek için tıklayınız

 

Özgün içeriğe sahip olmamasına rağmen yüksek derecede PR alan web siteleri ile karşılaşmadım değil. Ama onlarında sonu benzerleri gibi vahim olmuştur. Zira Google, yahoo ya da yandex bunu ilk başlarda farketmese dahi daha sonra size hiç hoşunuza gitmeyecek sürptizler çıkartabilirler. Zaten durum böyle olmasa bile başkalarının cümleleri ya da içerikleri ya da adına ne derseniz deyin ürünleri ile kendi sitenizde yayın yaparak web sayfanızı yukarı taşımak kendi kendinizi kandırmaktan başka bir şey olmayacaktır.

Seo hakkında konuşan insanların bu konu hakkında çok iddaalı olmaması gerektiğini biliyorum. Programlamacılar bilir, bir bug’ın peşinde koşmak çok çok uzun sürebilir. Seo içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. İndexlenmemek, dizinlere eklenememek, özgün içeriğe sahip olmasına rağmen bir yerlere ulaşamaması vb şeyler bazen gözle görülen şeyler olmayabiliyor. Hatta aldığınız domainin 10 yıl önceki sahibi yüzünden bile zorluk çekebilirsiniz. O yüzden SEO hakkında konuşurken dikkatli olmak ve iddaalı konuşmamak gerektiğini söyleyebilirim. 200 den fazla Seo tekniği hakkında çok şey biliyor olsanız bile bir cep telefonu piyasası gibi durdurak bilmeyen gelişmeler sizi insanlar içerisinde rezil konuma getirebilir.

Konuyu çok dağıtmaya gerek yok. Bildiğiniz üzere arama motorları web sayfanıza gelir (botlar aracılığı ile), sitenizi okur, gider. Kendi dizinine ulaşır. Dizindeki diğer yazılarla olan benzerliğinizden tutunda kelimelerinizin yapılarına kadar karşılaştırmayı yapar. Kendi dizininde uygun gördüğü yere sizi ekler. Bunlar çok kısa zamanda gerçekleşir. Dünyadaki web sayfası sayısını düşünürseniz arama motorlarının bu işlemi en kısa zamana düşürmek için ne kadar uğraştığını anlayabilirsiniz. Peki bu kendi dizininde uygun ördüğü yere sizi eklemeleri durumu nasıl olur? Adwords örneğinde olduğu gibi arama motorları en uygun arama kriterlerine en uygun sonuçları göstermek ister. Adwords dedim çünkü onda da durum aynıdır. Mesela rekabet oranı yüksek bir kelime için belli bir miktar para ödediniz ve sıralamalarda çıkmanız için adwords reklamınızı düzenlediniz. Sizin gibi 5 web sayfası daha var diyelim, adwords arama kriterlerine en uygun olan reklamı en üstte, ikinci, üçüncü, dördünce ve beşinci reklamlarıda arama kriterlerinin uygunluk derecesine göre sıralar. SEO içinde durum aynıdır. Web sayfası içeriğinize ve farklılığınıza göre en üstte çıkma durumu gerçekleşebilir. Örneğin yine 5 web sayfasını ve “asdfghjklşi” kelimesini ele alalım. eğer “asdfghjklşi” kelimesiyle yakından ilgili bir web sayfanız varsa ve geri kalan 4 web sayfasıda sizin gibi yakından ilgiyse arama motoru bu sefer konuya eğiliminize, popülerliğinize ve farklılıklarınıza bakar. Diğer web sayfalarına göre daha farklı anlatım şekilleri edindiyseniz, kelime sayınız onlardan farklıysa, başka “benzer” web sayfalarda refere edildiyseniz arama motoru aynı konuyu işlemenize rağmen diğer 4 web sayfanızın üzerine çıkarır sizi. İşte içerik en çok bu yüzden önemlidir ve iyi işlenmelidir. Arama motoru bu 4-5 unsura baktığına göre o unsurlar arasında farklılığınızı belli etmeniz şarttır.

1. web sayfası 1000 birim backlink, günlük güncelleme, 5 PR değeri, 10.000 indexlenmeye sahip. Diğer özellikler. Spor üzerine.

2. web sayfası 1000 birim backlink, günlük güncelleme, 5 PR değeri, 10.000 indexlenmeye sahip. Diğer özellikler. Spor üzerine.

3. web sayfası 1000 birim backlink, günlük güncelleme, 5 PR değeri, 10.000 indexlenmeye sahip. Diğer özellikler. Spor üzerine.

4. web sayfası 1000 birim backlink, günlük güncelleme, 5 PR değeri, 10.000 indexlenmeye sahip. Diğer özellikler. Spor üzerine.

5. web sayfası 1000 birim backlink, günlük güncelleme, 5 PR değeri, 10.000 indexlenmeye sahip. Diğer özellikler. Spor üzerine.

1,2,4 ve 5. web sayfaları neredeyse aynı cümleleri kurmuş, belli haber ajanslarından içrik çekmiş (izinli ya da izinsiz) kelime sayıları yakın, yorum sayıları aynı olsun. 3. web sayfası konuyu onlardan daha yoğun ve farklı bir şekilde işlerse bu arama motoru gözünde onu üste çıkaracak ve 1,2,4 ve 5. sayfalarından önde gösterecektir. Böylece aranan konu için ilk ona başvurulacak daha sonra diğer web sayfalarına gidilecektir.

Tabi ki konu bu kadar basit değil. Aynı konudan bahsederken farklı olmak için saçmalamanın manası yoktur. Yukarda da defalarca üzerine basıldığı gibi arama kriterlerine en uygun dökümanı karşılamadığınız sürece diğer 4 web sayfası ile aynı kulvara dahi konulmazsınız.

Arama motoru botlarının çok iyi birer okuyucu olduklarını unutmayın.

 

]]>
http://blog.polatiyem.com/ozgun-icerigin-seo-uzerine-etkisi/feed/ 7
Grafik Yapısının Site Üzerine Etkisi, En iyi Grafik Uyumları http://blog.polatiyem.com/grafik-yapisinin-site-uzerine-etkisi-en-iyi-grafik-uyumlari/ http://blog.polatiyem.com/grafik-yapisinin-site-uzerine-etkisi-en-iyi-grafik-uyumlari/#respond Wed, 07 Mar 2012 20:53:39 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=264 Uzun zamandır bloga uğrayamıyorum, şehir değişikliği, yeni bir iş vs. derken aldığım notları aktaramaz oldum. Son işimle beraber en çok etkili olan şeylerden birisi yani grafik, renk uyum ve kontrast geçişleri gibi kısmen çok önemli olan bir konudan bahsetmek istiyorum.

Söylemeye gerek yok tabi, grafik yapısının ve renk uyumunun ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuzdur. Bazı insanların söylediği bir şey var: “madem renk seçimi çok önemli, grafik yapısı çok önemli öyleyse google nasıl bu kadar iyi olabiliyor” gibi. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor ki grafik yapısı ve renk seçimi demek etrafı grafikler ve renklerle doldurmak değildir. Bazen inanılmaz bir sadelik inanılmaz bir ışıltı verebilir. Bazen 1 renk bile diğer renklere ihtiyaç duymamanızı sağlayabilir. Grafikleri ve renk uyumu çok hoşuma giden grooveshark.com’u örnek olarak göstermek istiyorum. İlerde sayfa yapısı değişebilir diye screenshot’ı ekledim. Turuncu bir browserda en çok bu kadar güzel görünebilir…

 

Resmi büyütmek için tıklayın

 

Renkler bazen tek başına yeterli olmayabilir. Burda bir tasarım ustası gibi konuşmak istemiyorum fakat bazı kesin bilgileri dilimin döndüğünce açıklamaya çalışıyorum. Renkleri tk başına kullanacak olursak paintte renkle doldurma tuşunun ötesine gidemezdik. Fakat gradient dediğimiz o güzel geçiş sayesinde insanların tarayıcıdaki renklere bakış açısı dahi değişebiliyor. Bir örnek verelim.

 

Sadece Mavi (#003cff)

Resmi büyütmek için tıklayınız.

 

 

Gradientli Mavi

Resmi büyütmek için tıklaynız.

 

Gradient Mavi 2

Resmi büyütmek için tıklayınız.

 

Sadece mavi mi yoksa açıktan koyuya geçiş yapan bir mavi mi ? Tabi ki ikinci seçenek çoğu insan tarafından “daha iyi” olarak tanımlanıyor. Geçişleri, gölgelemeleri ve ya ışıklandırmalar kullanmadan yapacağımız herhangi bir çalışma basitlikten öteye gidemeyecek ve çoğu insan tarafınadan kabul görmeyecektir.

Tabi ki sadece renk geçişleri, gradient vs. tek konu değil. Web sayfanızda ya da başka bi platform için gerçekleştireceğiniz çalışmalarınızda renk uyumu çok önemli, mesela siyah-sarı ya da siyah-turuncu gibi. Gri-beyaz-siyah ya da kırmızı – beyaz gibi. Tasarım gözünüz yüksek değilse ya da sürekli aynı geçişleri kullanmak istiyorsanız size çok güzel bir web sayfasından bahsedeceğim. Adı kuler. Kuler, adobe’un bir hizmeti. Adresi ise: http://kuler.adobe.com

Kuler sayesinde çok zaman kazanacağınız gibi kaybedebilirsinizde. Örneğin kararsız bir insansanız çok zaman kaybedebilirsiniz. Çünkü o kadar çok seçenek var ki aralarından birkaçını sıyırıp almakta zorluk çektiğiniz zamanlar olacaktır.

Objelerin ışıkları ve yapılarına bakacak olursak eğer hakkında çok şey söylemeye gerek yok diye düşünüyorum. Örneğin 256×256 bir shape attınız diyelim, site yapılanmaya başladı vs. 256×256 shape in altına bir shape daha attınız fakat bu shape fazla Radius’a sahip. Diğer tarafla uyumsuz gözükecektir. Ya da sürekli oval objeler ile çalıştınız, fakat sıra slider’a gelince dikdörtgen bir alan çizerseniz göze çarpan bir rahatsızlık doğacaktır. Çoğu zaman bu rahatsızlığın sebebini anlamayacaksınız bile. Genelde “bi sorun var ama nedir anlamadım” gibi cümlelerle son bulacak tasarımlarınız. O yüzden obje yapılarında uyumluluk sağlamanız size yardımcı olacaktır. Objelerin üzerine düşen ışıklar ve gölgelerde önemli tabi. Kuzeyden düşen bir ışık objenin yarısını kapsıyor ve altındaki gölgede güneye doğru düşüyorsa hemen yanındaki objenin gölgesinin batıya doğru yatması hiç bir anlam ifade etmeyecek, aksine komik durumlar doğuracaktır. Özel bir tavsiye: Çerçeve kullanmamaya çalışın.

Yapmanız gerekenler “göze güzel görünen” ile bitecek olsaydı herkes tasarımcı olurdu. Güzel bir kompozisyon oluşturmak içinbazı inceliklere önem vermeniz gerekir.

 

]]>
http://blog.polatiyem.com/grafik-yapisinin-site-uzerine-etkisi-en-iyi-grafik-uyumlari/feed/ 0
Domain Seçimi ve Yanlış Geleneksel Bilgiler http://blog.polatiyem.com/domain-secimi-ve-yanlis-geleneksel-bilgiler/ http://blog.polatiyem.com/domain-secimi-ve-yanlis-geleneksel-bilgiler/#respond Sat, 05 Nov 2011 12:34:46 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=235 Merhaba, uzun zamandır bir yazı göndermemiştim bloga. Biraz önce okuduğum ve canımı çok sıkan birkaç klişe cümle ve saçma sapan birkaç bilgiyi görünce bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Çok fazla okunacağı ya da çığır açacağı için değil, sonuçta kendi müşterileriminde bu blogtan benim hakkımda bilgi aldığını ve işimi nasıl yaptığını takip ettiklerini biliyorum. O yüzden daha sık yazı yazsam daha güzel olacak sanırım. Üstelik burda çok alakasız bir anektod girmek istiyorum, aktif bir platform değilseniz seo konusunda sıkıntı çekebilirsiniz bu sıkıntıyı benimde çekmeyip kendi içimde çelişmemem için daha fazla yazı göndermem gerekiyor 🙂

Neyse, çok uzatmadan konuyu saptırmadan bahsetmek istediğim şeye geleyim. Öncelikle domainler hakkında bir kaç bilgi vermek istiyorum. Domain web sayfanızın “ismi”dir. En kaba tabiri ile budur. Bu “isim” lerin birer uzantıları olur ve – eskiden daha çok önemsense de şimdi pek fazla kimsenin umrunda olmayan – bu uzantıların her birinin anlamı vardır. Şu anda hazırda kullanımda olan 63 Domain uzantısı 67 Domain uzantısı bulunmakta. Bunlar aşağıdaki gibidir:

com, net, org, biz, info, tk, gen.tr, web.tr, name, tv, co, in, gov, bel.tr, pol.tr, edu, ws, cc, ac, ag, be, bz, de, es, fm, gs, io, la, md, ms, nu, pl, ru, sc, sg, sh, tc, mn, asia, mobi, tel, us, k12.tr, bbs.tr, av.tr, tl, ro, ch, co.uk, me, mil 

ve yukarıda altı çizili olan uzantıların ülke uzantıları mevcuttur. Örneğin com.tr, com.br, org.tr ya da name.tr gibi.

Bu uzantılar kendi aralarında birer anlam ifade ederler. Örneğin bir domain “.net” uzantısını kullanıyorsa bu onun bir “hizmet” verdiğini gösterir. Eğer “.org” uzantısı kullanıyorsa bu onun bir dernek, vakıf, organizasyon, karşılıksız bir eylem içerdiğini gösterir. Örneğin “.com” uzantısı ticari amaçlı web sayfaları için kullanılır. Gelin görünki bunları umursayan pek kimse kalmadı.  Bunlar tabiki bir anlam ifade eden kelimelerin kısaltmaları. Örneğin “.mil” uzantısı “military” kelimesinin ilk 3 harfi ve askeri – ordu kurumlarının web sayfalarını temsil eder, “.edu” uzantısı “education” kelimesinin üç harfi ve üniversite eğitim kurumlarını temsil eder. Bunların hepsini açıklamam uzun sürebilir, internette bu konuyla ilgili çokça kaynak var. Tekrar tekrar aynı şeyleri söylememin bir anlamı yok.

Her seferinde kendi kendime konuyu dağıtmayacağımı ve kısa keseceğimi söylüyorum ama malesef bunu başaramıyorum. Dediğim gibi tek sıkıntım internet dünyasında bilinen yanlış şeyleri dile getirmekti. Örneğin insanların “uzun domain” e karşı bakış açıları beni benden almaktadır. Çok güzel ama uzun bir domain e karşı onlara söyleyeceğim şey “boyu değil işlevi” cümlesinden başka bir şey değildir. Domainin uzun olması onun az ziyaret edileceği, akılda tutulamayacağı vs. gibi şeyleri ifadet etmez. Bu ancak ve ancak kendine güvenemeyen ve o web sayfasının arama motoru optimizasyonunu yapmaya üşenecek insanların çıkardığı yanlış bilgilerden birisidir. Lütfen yanlış anlaşılmasın, burda herkese saldırmıyorum. Bazı insanların bu durum için mantıklı açıklamaları olabilir. Siz pazarlamanızı, amaçlarını, optimizasyonunuzu, içeriğinizi düzgün seçtiğiniz sürece domainin uzunluğu bir şey ifade etmez. Kısa olması tercih sebebi olabilir ama kısalıktan kastım en fazla “5” harf. Onun dışında kalan tüm domainler benim gözümde eşit değer sahiptir. Aslında bazen iyi oluyor bu yanlış bilgiler, aklımıza gelen süper domainleri alabiliyoruz. İnsanlar uzun diye pek yaklaşmıyorlar.

Diğer bir yanlış bilgi ise domainlerin “anlam” ifade etme durumları. Bu ayrı bir saçmalık. Domainler anlam ifade etmek zorunda değildir. Domainler anlam ifade etmedende çok yüksek yerlere gelmişlerdir. Burda örnek verip reklam yapmaya gerek yok, illaki aklınıza anlamsız birkaç harften oluşan domainler gelmiştir. Yeni türetilmiş, ya da iki kelimenin harflerinin karışımı başarılı yerlere ulaşmış web sayfaları var. Bu durumun tek bir dezavantajı olabilir oda aklınıza gelen şey değil. Yani akılda tutulamamasından bahsetmiyeceğim, zira şu anda herkes kafasında “fizy” kelimesini tutabiliyorsa bu “akılda tutulamama” yanılgısı çökmüş olmalı. Bu işlem sadece  “domain bazlı seo” çalışmasını etkileyebilir. Yani örneğin oyunla ilgili bir web sayfanız vardır fakat ismi oyunla tamamen alakasızdır. Bu sizin “oyun” ya da “oyun oyna” gibi kelimelerde domain bazlı seo çalışmanızı etkiler.

Verisign Mayıs 2011 raporlarına göre 2011 yılının ilk çeyreğinde 209.800.000 dan daha fazla domain kayıt ettirilmiş. Düşünebiliyor musunuz?  Şubat 2011 verisign tam “Domain Name Report” raporunda bu sayı 205.300.000 dan daha fazla olarak gözüküyor. Arada sadece Mart ve Nisan ayları yani yaklaşık 60 gün içerisinde oluşan farka bakar mısınız? Eğer işinizi düzgün yaparsanız bu inanılmaz karlı bir pazar olabilir. Gelelim bugünün verilerine Verisign Domain Name Report 2011 raporuna göre toplamda 215.000.000 dan fazla domain kayıt ettirilmiş durumda. Bu verilere verisigninc web sayfasından (bkz: http://www.verisigninc.com/tr_TR/why-verisign/research-trends/domain-name-industry-brief/index.xhtml) ulaşabilirsiniz, sayfanın türkçe linkini koydum fakat raporlar ingilizce. Detaylı bilgileri görebilirsiniz.

Domain seçiminde dikkat edilmesi gereken şeyler diye bir şey yoktur. Bu sadece sizi kendi ticari anlayışlarına göre şekillendirmek isteyen birkaç firmanın işine gelir o kadar. Hayal ettiğiniz ve mümkünse şık duran domain sizin seçtiğiniz domaindir. Fakat uzantılara dikkat edebilir, içeriğiniz dahilinde uzantı seçmenizde fayda olacağını söyleyebilirim. Bunun yanında “Jenerik Domain” dediğimiz ve eksik nerdeyse kesin bir tanımı olmayan herkesin kafasına göre ahkam kestiği bir domain sınıfı var. Bunları seçmenizde fayda var. Tabi yakalayabilirseniz. Jenerik domainlerden biraz bahsetmek gerekirse; genelde “ek” almadan, belirli bir özel isim olan ya da bir tanımın akla gelen ilk kelimesi olan domainlerdir. Örnek vermek gerekirse elma.com bir jenerik domaindir ya da limon.com bir jenerik domaindir ama limonlu.com jenerik bir domain değildir. Özel isimlerde jenerik domain olarak kabul ediliyor genelde. Örneğin kendi isminizi taşıyan domain jenerik bir domaindir polat.com gibi, fakat işin içine soyadınız girerse bu jeneriklik ortadan kalkar. Eğer yakalayabilirseniz jenerik domainlerin size çok faydası olacaktır. Bunun dışında kalan “uzun olmayacak, anlamlı olacak, aralarda tire olmayacak” gibi söylenenlere kulak asmayın. İyi iş yapacak web sitesi sizin çalışmalarınızla alakalıdır, aldığınız isimle değil.

]]>
http://blog.polatiyem.com/domain-secimi-ve-yanlis-geleneksel-bilgiler/feed/ 0
QRpedia ve QR code http://blog.polatiyem.com/qrpedia-ve-qr-code/ http://blog.polatiyem.com/qrpedia-ve-qr-code/#comments Fri, 30 Sep 2011 09:35:15 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=215 QRpedia, wikipedia’nın bir projesi. Çok güzel ve iyi düşünülmüş bir proje. Peki nedir bu proje?

QRpedia, mobil cihazlar için (ipad, cep telefonları, tablet vs.) üretilmiş bir sistem. Kendi içinde oluşturduğu QRcode ları okuyup insanlara bilgi veriyor. Aşağıda bir QRcode örneği görüyorsunuz.

qr code exam

Resmi büyütmek için tıklayınız.

 

Cep telefonunuza ya da diğer mobil cihazınıza yüklediğiniz yazılım sayesinde qrcodeları okutabiliyorsunuz. Geliştirme aşamasında yaptıkları bir testten örnek vereyim. Mesela bir müzedesiniz, bir eserin önünde durdurunuz. Eserin QRcode u köşesine yapıştırılmış. Cep telefonunuzla QRcode yazılımını tanıyan programla QRcode un fotoğrafını çekiyorsunuz. Anında o QRcode a ait olan bilgiler cihazınıza yansıyor. Harika bir özellik değil mi? Tüm veriler elinizin altında gibi. İsmini bilmeseniz dahi QRcode unun fotoğrafını çekebildiğiniz herşey hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Aşağıda Test 1 in videosunu görüyorsunuz.

Nasıl çalışıyor? diye soranlar olabilir. Kendi açıklamalarına göre şu şekilde anlatabilirim. Umarım hatam yoktur.

Qr code u tarattıyorsunuz, cihaz qr codeları qrwp.org a iletiyor ve karşınıza wikipedia makalesini getiriyor.  Cihaz QRpedia serverlarına istek gönderiyor. Ayrıca cihaz dilinide gönderiyor. QRpedia server ı Wikipedia API lerini kullanıyor. Eğer o dilde bir wikipedia makalesi varsa onu buluyor. Eğer makale varsa cihazınıza uygun bir şekilde bu makaleyi gönderiyor. Eğer makale varsa fakat sizin dilinizde değilse başka dillerde uygun aramayı yaparak size gönderiyor.

Herhangi bir wikipedia makalesinin QRcode’çıkartmak istiyorsanız qrwp.org adresine girin. Wikipedia makalesinin linki yapıştırın. Size qrcode u iletecektir. Örneğin limonu yapalım.

Resimi büyütmek için tıklayınız

 

Gördüğünüz gibi limon makalesinin linkini yerleştirdiğim zaman bana verdiği QRcode direkt çıkıyor.

Bu güzel sistem ücretsiz.

]]>
http://blog.polatiyem.com/qrpedia-ve-qr-code/feed/ 2
StatPress Reloaded Eklentisi http://blog.polatiyem.com/statpress-reloaded-eklentisi/ http://blog.polatiyem.com/statpress-reloaded-eklentisi/#respond Sun, 18 Sep 2011 14:14:09 +0000 http://blog.polatiyem.com/?p=203 StatPress Reloaded eklentisinden bahsetmemin sebebi bize sağladığı bazı “saniyelik” sunumlar. Öncelikle StatPress’in ne olduğundan bahsedelim. StatPress Reloaded web sayfanız için istatistik sunan bir wordpress eklentisidir. Çoğu istatistik eklentisinden çok daha kullanışlı ve kolay anlaşılır olması onu öne çıkaran özelliklerden birisi. Burda StatPress reklamı yapmayacağım, sadece kullanımının getirdiği bir kaç güzellikten bahsetmek istiyorum. “Ben Google Analytics kullanıyorum, banane statpressten” demeyin. Aynı zamanda ikisinide kullanabilirsiniz, evet google analytics mükemmel derecede ayrıntı veren bir istatistik hizmeti. Fakat anında görüntüleme konusunda Google Analytics’in yanında StatPress’i de kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü, StatPress Reloaded size “anında” bilgi sunar, hangi botların, spiderların web sayfanıza hangi saatte geldiğini gösterir. Biliyorsunuz ki zararlı botların isimlerini alıp onları engellemek zorundasınız ve seo açısından botları takip etmeniz sizin yararınıza olur. İnsanların hangi sayfaları dolaştığını saniyesi saniyesine panelinde gösterir. Bunun yanında bileşenleriniz içerisinde kullanabileceğiniz sayaç shortcodeları sağlar.

 

StatPress Reloaded

Resmi büyütmek için tıklayın.

 

Benim en sevdiğim özelliklerinden birisi iste tek tıklama dahi olsa “son arama kriterleri”ni anında göstermesidir. Bu bölüm hangi arama motorundan gelindiği, hangi sayfanın izlendiğini tarih ve saati ile gösterir.

 

Resmi büyütmek için tıklayınız.

 

Bunun yanında bileşenleriniz içerisinde kullanabileceğiniz sayaç shortcodeları sağlar.

 

Resmi büyütmek için tıklayınız.

 

Son referans verenler, son botlar, hangi botların hangi sayfaları dolaştığı, hangi sayfaların daha çok dolaşıldığı, size en çok referans verenler, ülkeler, işletim sistemleri ve daha bir çok özelliği mevcut. Anında görüntü almak, web sayfanızı canlı canlı izlemek istiyorsanız, Google Analtiycs kullansanız dahi StatPress Reloaded’ı kullanmanızı tavsiye ederim.

İndirmek için: http://wordpress.org/extend/plugins/statpress-reloaded/  adresini ziyaret edin. Direkt link http://downloads.wordpress.org/plugin/statpress-reloaded.1.5.21.zip

Kurulum: statpress-reloaded.1.5.21.zip dosyasını açın ve içindeki klasörü çıkartın. Web sitenizin /wp-content/plugins bölümüne çıkarttığınız klasörü atın. WordPress admin panelinize gelin, eklentiler bölümünden StatPress Reloaded’ı etkinleştirin.

 

]]>
http://blog.polatiyem.com/statpress-reloaded-eklentisi/feed/ 0